9 Ekim 2009 Cuma

su gibi

Kırılmamak için bükül,
Düz olmak için eğril,
Dolmak için boşal,
Parçalan ki yenilen…
Lao Tzu



Kimi insan sadece kendi doğrularıyla yaşar. Onun doğruları taştandır. Bu kişinin bir konudaki fikrini değiştirmek için onu yontmanız gerekir. Fakat “taş insan” bu vakit alıcı eylemi üzerinde uygulamanıza da izin vermeyecektir. Çünkü ona farklı bakış açıları sunduğunuzda kendi mevcudiyetinden taviz verdiğini ve eksildiğini hissedecektir. O'nun varlık bilinci de farklı gerçekliklere olan yaklaşımı kadar serttir. “Taş insan” sürekli kendine inşa ettiği kaleyi korumak için çaba harcar ve endişe eder. Aslında bir kalesi olmadığını fark ettiği durumlarda inanılmaz sinirlenir ve karanlığa sürüklenir. “Taş insan” sahiplenicidir. Kimi insan da hayata çok daha geniş bakar. Onun doğruları “su”dandır. Bu kişi her yeni fikri ve durumu bir kısmet olarak görür ve yeniliklere şükreder. “Su insan” hayatın durağan ve sert değil, değişken ve akışkan olduğunu bilir. Korumaktan endişe edeceği sabit bir formu olmadığı için rahat ve değişikliğe açıktır. Her kaynaktan beslenir ve her durumdan etkilenir. Sanılmasın ki bu kişi her nabza göre şerbet verendir. Suyu buharlaştırabilirsiniz, buza çevirebilirsiniz fakat ne yaparsanız yapın o akışkan özünü koruyacaktır. Buz erir, buhar yoğunlaşır ve su kendinden bir şey kaybetmez. Suyun özü en kalın taşlarla örülmüş duvarlardan bile güçlüdür. Yeterli süre verildiğinde damla damla akan su en büyük kayayı bile kuma çevirebilir. Suyun acelesi yoktur zaten. Onun  bilgeliği sabrındandır. Gücü de güç düşkünü olmamasındandır.  “Taş insan” kendini korumaya çalıştıkça azalır, “su insan”sa kendini saldıkça canlı ve berrak kalır. Fakat her zaman su gibi kalmak ne mümkün. Hayat öyle durumlar çıkarır ki bazen karşımıza, akışkanlığımızı kaybediveririz. Modern gündelik yaşamın sert koşullarında o koşuşturma içinde kaybolmuş gibi hissederiz kendimizi. Önemli olan özümüzü unutmamak ve her bulanıklığın bir gün durulacağını bilmek.. Daimi olan berraklıktır.. Hepimizin özü sudur. Eskilerin dediği gibi: “taşı sıksan suyu çıkar...”

Sen şimdi su olduğunu düşün, ve kendini su gibi hisset...
Su gibi özel, su gibi güzel, su gibi berrak, su gibi yararlı...
Su gibi hayat kaynağı ve su gibi bitmez, tükenmez olduğunu hatırla...
Ama yine su gibi bir küçük bardağın içine sığdır ki kendini;
girebilmeyi öğren insanların damarlarına.
Hayat ver...
Vazgeçilmez ol..
                                 Mevlana

 Onur Dinçer    Ekim 2009