10 Temmuz 2008 Perşembe

Fark etmek


Öğrenmek çok sığ bir eylemdir. Kişiyi pasif kılar ve ruh aslında hiç öğrenmez. Ruh sadece keşfeder. Öğrenmek sosyal bir arzu ve gerekliliktir. Fakat "fark etmek" kişisel çaba gerektirir. İnsanlar bunun üstünde hiç durmadı. Eğitim sistemleri bunu hiç görmedi. Ruhunun kuytu köşelerinde saklı öyle hazineler var ki. Senin aslında hep bildiğin fakat farkında olmadığın o kadar çok şey var ki. Fakat ısrarla sana başka hazineler sunuldu. Dışarıdan bakınca son derece parlak ve alımlı gözüken eline alınca yüzüne gözüne bulaşan, boyası akan yanılsamalar.. Sonra doymamaya başladın. Hep daha fazlası için uğraştın. Sana hazine diye sunulanı hiç eline almadın, hiç sorgulamadın. Dolayısıyla içsel hazinenden daha da uzaklaştın ve sonunda onu tamamen unuttun. Sen hep öğrendin. Doğruyu bildiğini sandın. Fakat daha kendinin farkında değildin. Fark etmeyi hep bir zaaf olarak gördün, bir hatanın telafisi olarak.. Sen hiç kendini dinlemedin.

Hiç yorum yok: