15 Haziran 2008 Pazar

böyle zamanlar

İşte böyle zamanlar..Beynimin bulandı(rıldı)ğı zamanlar..Kendi kabuğumun içine sinsice çekildiğim ve geçici olduğuna inandığım huzurun tadını çıkardığım zamanlar.. Hele bir de yağmur yağarsa..Kabuk daha da güçlenir o zaman loş odanın içinde ördüğüm..Rahat bırakılmak istiyorum.. Bütün hırslarınız, telaşlarınız, savaşlarınız, mücadeleleriniz sizin olsun..Ben bunu yapamam..Yapmak istemiyorum..O bulaşıcı gerçeklik algınız beni tedirgin ediyor..Sevgiyi ve aşkı tanımlama tarzınız beni hasta ediyor. Beni büsbütün korkutup, dehşete düşürüyorsunuz. Sürekli açsınız, hiç doymuyorsunuz. Sizden nefret edemem. Çünkü nefretiniz de bulaşıcı. Sizi, monitör karşısında yorgun düşmüş gözlerimle kurtaramam da. .Elimi kolumu bağlıyorsunuz..Zincirlerimi kıracak dermanı kendimde bulamıyorum ve biliyor musunuz sizi suçluyorum..

Derin bir nefes alıp toprağı koklayacağım..Şanslıysam bir gökkuşağı göreceğim. Renklerinden biri olmayı umacağım. Bir hiç kadar değerli olduğumu hatırlayıp güleceğim siz maskelerinizle birbirinizi kutlayıp kadeh kaldırırken…

Hiç yorum yok: