15 Ekim 2007 Pazartesi

fotoğraf serüveni

fotoğraf illet bir şeydir. gerçekten de öyledir. her fotoğrafın kendine has bir değeri ve önemi olduğu doğrudur(cep telefonuyla ilginç bulduğu her şeyi çeken, fotoğrafın içini boşaltan ve tüketen pazarlama kültürünün yarattığı güruhu bunun dışında tutuyorum--anything goes--). fakat bazı fotoğraflar barthez'în deyimiyle sizi vurur..bir şeyler hissettirir..fotoğraf özünü herkes ve her şeyden bağımsız olan gerçeklikten alır, fotoğrafçının süzgecinden geçer ve size ulaştığında artık ortada ne fotoğrafçı vardır ne de sadece bir an varolmuş ve bu sebeple gerçek üstü bir nitelik kazanan gerçek..fotoğraf benim için çok yorucu bir yolculuktur.. zaman zaman tıkanırım..herşeyi yerli yerine koymaya çalışırım anlamsızca..bir tablo gibi kurallara uygun bir kompozisyonun peşinden koştururum..elde ettiğim şey çok sıkıcı bir nitelik kazanır o zaman..çünkü fotoğraf bir resim değildir..gerçeklikte hiç bir şey düzenli değildir ki..bir düzen varsa da bu gerçekliğin an alt katmanında olan bizler sadece bunun kaosuna tanık oluruz..karıncaların hareketleri de bize oldukça kaotik gözükür fakat dikkatle incelendiğinde inanılmaz bir düzenin içinde olduklarını fark ederiz..doğaya yabancılaşan biz insanlar böylece kaosumuzdan da uzaklaştık..kendi kurduğumuz düzen ise kendi halimize bırakıldığımızda olacaklardan daha kaotik..konuyu dağıtmadan; fotoğraf da kaotik bir gerçeklikten yani doğasından kopmadan işlemesi gereken bir yöntemse -ki öyledir- kuralları çok daha esnek olmalı hatta kuralsızlıkla kucaklaşmalıdır.. fakat bu öyle bir kuralsızlık olmalıdır ki onu göreni, onunla karşılaşanı vursun..kendi doğasına ait bir parça gibi hissetsin o fotoğrafı..bu kuralsızlık da bir dayatmadan kaynaklı olmamalıdır kuşkusuz..

"güzel fotoğraf" (yukarıda belki de gizlice tanımladığım) kendi kendini inşa edebilmelidir..bu fotoğraf buram buram "fotoğraf tarihi" kokmalı aynı zamanda kurallara uymadığı için kendisi dolayısıyla başka bir şey olmalıdır. buradaki "güzellik" kavramı çok daha geniş bir anlam içerir. işlevi, sorumluluğu, biçimi, içeriği, fotoğraf izleyici önüne gelene kadar geçen her süreci güzelliğe dahil edebiliriz..yıllarca "güzel" fotoğraf peşinde koşan fotoğrafçılar kimi zaman başkalarının gözlüklerini kullanırlar ister istemez..sanırım doğru olan "güzel" fotoğraf çekmeye çalışmadan önce fotoğrafçının kendisine ait bir gözlük edinmesidir..bu öyle bir gözlüktür ki camı şiir, edebiyat, siyaset gibi sayısız alanda yanarak oluşur..fotoğrafın içini dolduran da bu gözlüktür..

1 yorum:

TheCeLList dedi ki...

Bu konuda nacizane görüslerim sunlardir:
Yasanan su 'karmasik' hayatta (ideolojiler karmasasi, problemler, savaslar, zorluklar, zorunluluklar, köyüler,iyiler vs..)

Küçük birseyler bulup kendimizce anlamdirmamiz, hayatimizi adamamiz bazen garip gelir bana...

Müzikle ugrasirsin, hepsi topu topu 7 tane nota içindir,
fotograf desen onun ne oldugunu bile anlamakta güçlük ceker kafandaki bir takim seyleri her seferinde degisik bi kareye sigdirmak istersin.

Güzel olan budur. Yoksa 'güzel' fotograf ya da 'iyi' fotograf direkt olarak uretilen seyin estetik,teknik ya da tecrübeye dayali yaniyla alakali degildir.

Ideolojik olarak insanin kendisini, önündeki bos duran kareyi nasil doldurabilecegiyle iliskin ikna edebilmesi ve baskalarinin da buna inanmasini saglayabilecek kadar yetenekli olmasiyla alakalidir...